Deli Hösün 13 “Seğe bir düğürcük köftesi yaparım yirsin gözel; şele eşkiye, zeyte batıra batıra!”

Bir garip Antekeli Deli Hösün 13Anasının nikehi gibi tutturuk keni nanca vahıttan beri. İftarda ille de çiy köfte yicimiş. Oğlana yüklü olduğu bille de canı her dakke birşi çekerdi zatan bunun. Etin kilosu neçiye oluk bilo mu acep? Biz bizi Müşfik Paşa’nın torunu belliyok tamana? Ya hasirti. Adımız ulu, götümüz kuru! Üç ğuruşa beş takle atom, haberi yok. Kele diyom, bekle iki habbe daha. Bak; biçinler biçilo kalan, seğe en gözel buğdadan yapılık burğul alıcım. Değirmenci Abbuş’a da çektiririk keni. Çıkan düğürcükten seğe bir düğürcük köftesi yaparım yirsin gözel; şele eşkiye, zeyte batıra batıra!

Bak göromun; iki gözün kör olmıya allah, canım nasıl çekti şindi? İşalla bir yerim şişmez. Seneler evvel Sıçık Mıstafa gilde buçuk kınasında yidiği çiy köfteyi unudamıyomuş. Dakke başı ağnadır durur. Neymiş; Heddüç kadın bir köfte yapıkmıştı, pambık kimi. Kıymaya batıromuş keni, zeyti avcından akomuş. Allahın hışhışı. Yoğurmayı bilirsen, etini de bol koyarsan pambık kimi de olur, sakkız kimi de! Kendi yapmayı bilmez, başkasınınkını öyer durur. Gözel yapıcım deyin doldurur kene baş biberi, acısından ağzın şarfıtlanır.

İkindin çağı savıştım gettim, kassaptan et aldım kene. Baktım, Safinaz kadın kassaptan pissikler içün çöz istiyo. Yalan halbise; pissiği missiği yok. Alayı aklinnen kassabı kandırıcı. Kendi bişirici yici keni.

Eti getirip verdim avrada. Başladı keni döymeye. Tokmağı vurdukça et bir o yana zıypo, bir bu yana! Vahtında kene Avratlar çayından gözel bir daş buluktum, köftelik daşı yapsın diye. Et mi alok ki köfte döysün me’atter! Alayı aldığımız et, senede bir kere kadit yapmak içün. İki-üç parça daha kalık, onu da şindi söhürde yiyom. Tavada kızdırom keni, ekmeğin arasına da koyuk sandeviç yapom. Akşamacan mahruk kimi susuyom amma eyyi gido inanasın.

- Kele köfteyi eyyi ayıtla ha! Cırındırık kalmasın içinde.
- Bre Hösün, ne tevir et bu bele? Kayyiş kimi et alıksın; döy döy yumuşamıyo. Düdüklüye vursan keni bişmez. Sakkız kimi çeyne çeyne dur.

Göromun keni? Bir de söz sahebi oluk, beğe şergin çıko. Kendi bes yisin, içsin, gezsin. Evi yeri de unuduk. Yatakların, minderlerin homrası çıkık; vazgeçtim melhafesinden, yorğanın melesteri bile yırtılık. Dikeceği yerde, meççeli inneden tutturuk keni. Ben bilom zatan, bu Haffecik azdıro bunu. Nere getse kör dahneği kimi gezdirir keni yanında. Bizim avrat ta ağzına bakar Haffeciğin. Sehir yapık kene sankilem. Huylandığımı bile bile ken edo beğe, Haffeciğin dibinden ayrılmıyo.

Halimecikten barabar üçü bir oluk cazıların, hal gece usanmayık, zokmağın başında oturuk dört bendek Habdülmemeni yiyikler. Yukuları gelmiyo ellağlem; karınları da sancılanmıyo. Çehreniz kuruya. Şu hala bak. Bütün zokmağı zibile beleyikler. Kuzzulkurt kele. Ramazan geldi deyin söhürecen oturur haket ederler kalan.

Hele şu Halimecik! Sifli şattata. Ğar sabınınnan yakesen keni arınmaz. Herifi desen çepel, bok bulaş. Bir kellesi var soku daşı kimi hayın oğlu hayının. Her gece sazdan çıkmaz, vuku’eti eksik olmaz. Döllerinin halı yürekler acısı. Ana-baba ğayip, dölleri seyip. Ihtiyar hafız babalarından barabar oturolardı iki göz evde. Ne vahıttan beri Sattuf ağayı da görmüyom. Fıttıslayık mı acep?

Havıştakı bellaadan boklu sular fışkıro. Kablar tıkanık göromun? Usta Şemşi gilin berbehleri bizimkine bağlı. Çapıt mı atıklar kene nedikler? Ortalık bir de üleş koko ki! Bayaktan, panturunuma sıçıramasın deyin üstünden hoplayım dedim, bütün sular tartışlandı. Corabıma ğader battım. Üstüm başım behtil oldu. Heydi bakalım. Şindi duruk durukana havışlar eşilici, berbehler deniştirilici. Halbise yığaladığım paradan damı çevittiricidim. Bakalım nanca kırmit kırılık hal kış? Kahfir pissikler rahat durmuyolar ki? Bes pissikler mi? Şövket ağanın dölleri de damdan enmiyolar. Ne vahıt görsem ellerinde bir top, kırmitlerin üstünde gezolar. Aha, gine dama çıkıklar:

- Bre fer’ünler, kırt çekesice sizi! Top sahesimi buralık?

Karağıyı kaptığım bille kuvalamaya çıktım kenleri dama. Yörüdükçe kırmitler bir bir kırılo. Akşam akşam oruc ağız çalkadı beni zine dölleri.

Çalkamaya allah sizi. Heydi döeler.

HATAY KÜLTÜR VE KEŞİF DERGİSİ, TEMMUZ 2014

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Boşluğu Rakamla Doldurunuz *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>