Bir garip Antekeli Deli Hösün 10 “Heydi dağılın bakım. Ayyi maymun mu oynuyo buralıkta?”

Bir garip Antekeli Deli Hösün  Heydi dağılın bakım. Ayyi maymun mu oynuyo buralıkta?Böğün hamis. Anteke’nin bazarı. Her yer ğalebe olur kalana. Böğün köylerde adam kalmaz, heppisi Anteke’ye dolar. Akis kimi de, bir sürü işim var eyyi mi? Ortalık ğalebelikleşmeden postahanaya gidip alatirik parası yatırıcım. Ordan da çarşıya! Evde nişara da bitik, ğaz da bitik. Nişara olmadan sobayı zornana yakok. Eskiden çamdan yakardık sobayı. Şindi nişaradan ğazı karıştırok, kirbiti çaktımın kene, gür ettiri yano. Halbüse tandır varkana daha gözeldi amma gel de avrada söz ağnad. Tandıra gömülük yatmak ğader zövklü birşi var mıdı acep? Ne vahıt avradın kardaşının akrüt eniği bize geldiği bille tandırı devirdi, yorğanı, hasırı yaktı, ondan keyri avrat töbe etti tandıra. Bene fırınlı soba aldırttı. Eyyi oldu amma bu fırınlı soba işi. Atok kene küççük bir sini kaytaz böreğini, çok gözel bişo, hıyır hıyır olo.

Cüm’a Bazarı’nda Neccar Geveze Hasan bene bir çuval nişara ayıttırıktı. Gidim onu alım. Hava güneşli amma ele bir sovuk ki, deme getsin. Bu sene de eyyi kış oldu. Aylardan beri yağmır bitmedi. Antekenin yağmırı meşhur zatan. Allahtan Amık gölü var. Yoksa milletin bütün tarlasını, bakçasını su basardı. Şindi bir ay sonra ne gözel olur Amık? Hacci leylekler mi dersin, batbatlar mı dersin, heppisi geliller. Avrat havanın sovuğunu görük, ezenden kağık, bene bir sehen kemmünlü biberli aş bişirik. Şele nohudu bol, baş biberli… Keni çelem turşusundan barabar yidim ale gözel. Üstüne de bir saplak su içtim. Maram, susadır adamı. Çalınık kimi üstümü geydim. Çeketin cebine de bir avıç kavırga komayı ehmal etmedim, bazarda gezerken yirim deyin. Çıkdım dışarlığa.

Zokmağın başına vardım, Haffe şiftiriği takayı açık, bene sesleno. Hiç duymadım keni. Baktım, ardımdan bir daha çığıro:

- Hösün ağa… Hösün ağa!

Kuzzulkurt kele; ney var? Bin bele vermeye ta seye. Zokmaktan geçen bes bir herif görmesin. Hemmen takaya koşar. Nehas, böğün erkenden kağık. Halbüse hergün öylene ğader alven eşşeği kimi yatar. Hiç üşenmeyik sebbeh sebbeh kırmizilik, podura sürülük, cıncık boncuk ne buluksa dakınık, erbae karisi kimi oluk heberi yok. Takadan da aşşağı eyilik, bütün memekleri eşkere meydanda. Minafık, mahsus yapo keni zahır. Şindi iki sa’et hakete tutar, avvıkleştirir beni. Bu allahın hışhışına laf ağnadmak ğarbilden su daşımaya benzer.

- Sebbehil heyr Hösün ağa, oğurdan bele? Nediğim ki seye, beni görmezçelikten gelon?
- Yok yoho sen de, çok talaşlıyım böğün ondan duymağım. Heyirdir, ezenden kağıksın?
- Senden yırak sebbehecen dişimin ağrısından aman allah çığırdım. Gelişken ezahanadan bene 2 tene gripin al alleyisen.

Siğirde siğirde postahanaya vardım. Oyf! Kuyruk postahananın merdivanlarına yerişik. Dıkıldım kuyruğa. Yarım sa’et dineldim, kuyruk yarım metre getmedi. Bre dedim yörü, böğünü mü buldun alatirik parası yatıracak? Alatiriği kesellerse kessinler. Zatan keh bir gün var, keh bir gün yok! Karandırıkta mı kalıcık? Löküs ne güne duro?

Dönüşken baktım Sinamacı Deli Kemal omzunda Şah sinamasının tabliyasını gezdiro. Kılınçlı bir filim ellağlem. Avrat ta çok sever bele kılınçlı filimleri. Bes gözel oladı. Kehliye kehliye tabliyayı Ası’nın tuvarına dayadı. Onca cuğara içersen kehlersin helbet.

- Kuvvat ola Kemal. Neşkil filim, gözel mi?
- Bre yok ha! Allah seni deli mi edik. Getme kene! Filim tam şerbe ingiliz. Allahıma, bin püşman yirsin.

Balıkçılardan geçom, nanca çok karabalık getirikler. Tuvar konşumuz Makbüle kadın durmadan karabalık oruğu yapardı. Zınıh kokar, hiç semmezdim keni, gine de her seferinde kağar bir sehen getirirdi. O da rahmatlık oldu.

Çarşıya vardım. Meydan karakolunun öğüne mezat kuruluk bile. Dellal Sadık gine çıt çıt çığıro. Düzükler sandelyeleri, ayneli dolapları; harraç-mezat. “Bre Sadık” dedim, “bu behtillerin nesini satonuz? Bari cile vurduradınız kennere.”
- Sen ağnaman Hösün. Bunlar antıka, antıka!
- De heydi bre ciğerim. Görmüyomun heppisi horuzoğlu işi bunnarın.

Ben Sadıknan bele şakkeleşom, bir baktım deppemize yirmi kişi yığalanık.
- Niye toplandınız bre? Heydi dağılın bakım. Ayyi maymun mu oynuyo buralıkta?

Yok anam yok. Bu melmekette herkiş tamaşaya merakli. Aha! Ğalebeliğin içinde cüzdanı da çarptırdık eyyi mi?

Paranıza mıkiyet olun. Heydi döeler.

HATAY KÜLTÜR VE KEŞİF DERGİSİ, MART 2014

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Boşluğu Rakamla Doldurunuz *

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>